• Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Google+ Icon

© 2018 BY OUTOFOFFICEMATE

DUBLİN

GEZİ REHBERİ

Bir şehir düşünün ki şehrin her sokağı sabahları bile bira ve kızartma koksun! Dublin'e hoşgeldiniz. Dublin gezi rehberimizi okuyarak dolu dolu 3 - 4 gün geçirin, Dublin turunuzu kolayca yapın. Görmeniz gereken heryeri sizler için hazırladığımız gezi noktalarımızda toparladık. Gezdiğiniz her sokakta, her cadde de adeta tarihe tanıklık edeceksiniz. İster arkadaşınızla, ister sevgilinizle Dublin'i ziyaret edin Dublin'i tadını gezi rotamızla çıkaracağınıza eminiz. 

DUBLİN TURU

Dublin genellikle UK seyahatları esnasında uğranılan bir duraktan öteye geçememektedir. Esasında İrlanda ve Dublin bunun ötesinde çok daha fazla güzellik vaat etmektedir. Dublin turu için 3 gece 4 gün yeterli olacaktır. İki gez ziyaret etme fırsatı bulduğumuz Dublin'i artık karış karış bildiğimizi söyleyebiliriz. Eğer benim daha fazla günüm var, hatta bir haftam var derseniz İrlanda turu yapmanızı öneririz. Özellikle Dublin'e oldukça yakın olan ve günlük otobüs kalkan Howth'a gidip Cliff Walk yapabilirsiniz. Çok çok vaktiniz varsa ve UK vizeniz varsa Belfast, gene İrlanda içerisinde The Cliffs of Moher, Céide FieldsClonmacnoise, Malahide, Dun Laoghaire, Dalkey, Killiney, Galway Girl ve Cork'a gidebilirsiniz. Sonra kurallara göre UK vizeniz yoksa Belfast'a gitmeniz önerilmiyor, bildiğiniz gibi Belfast, Kuzey İrlanda'da da bulunuyor ve burası İrlanda Cumhuriyetin'den farklı bir ülke!

Bonus: Vaktiniz varsa mutlaka Dublin dağlarında bir tura katılın. Özellikle 40 km yürümelik parkur, Dünya'nın en güzel manzaralı yürüyüş yollarından biri olma özelliğini taşıyor.

DUBLİN HAKKINDA

BİLMENİZ GEREKENLER

Dublin ismi, eski Keltik dilinde "dubh linn" kelimesinden geliyor. Türkçesi siyah havuz anlamını taşıyor. Bunun nedeni şehrin içerisinde akan River Liffey'in Dublin kalesine yakın bir noktada sonra ermesi ve dibe doğru geçmiş zamanda havuz oluşturmasından kaynaklanıyor

Dublin ilk olarak 9.YY'da bir çok Birleşik Ada şehrinde olduğu gibi Viking'ler tarafından kuruluyor

Dublin şehrinin içerisinden akan River Liffey üzerinde yer alan O'Connel Bridge. Avrupa kıtası üzerinden eni ve boyu aynı olan tek köprü

Dublin'de yaklaşık olarak lisanslı 751 adet İrish Pub bulunuyor (Ağustos 2015 rakamı)
 

Bilinen ilk Pub olan Brazen Head 1198'de açılıyor

Temple Bar sadece bir Bar'ın isminden öte, bir bölgenin adını taşıyor

İrlanda'nın en ünlü piskoposu olan St. Patrick's esasında İrlanda'lı değildir

Avrupa'nın en genç şehir nüfuslarından birine sahiptir

Amerika'da Dublin ismi Amerika'da 12, Avustralya'da 6 ve Kanada'da 1 adet kentte kullanılmaktadır

 

 İrlanda'da yaşanan büyük kıtlık döneminde Sultan Abdulmecid 10.000 pound göndermek istemiş, ancak Kraliçe Viktoria'nın kendisi sadece 2.000 pound'lık bir yardım yaptığı için gönderimi engellemiştir. Bunun üzerine, Abdulmecid'in yardım gemileri patates, 1.000 pound ve direnişte İngilizlere karşı kullanılmak üzere bir kaç tüfek göndermiştir. İrlanda'lılar için bu hikaye halen tazedir ve Türk'lere karşı ekstra bir sempati beslemektedirler.

NEDEN DUBLİN'E

ŞİMDİ GİTMELİSİN?

Sokakları 7/24 bira ve patates koktuğu için,

Yerel halk ekstra mutlu, sevecen ve sempatik olduğu için,

En eğlenceli festivallerden biri olan St Patrick's Day'ın başkenti olduğu için (Mart 17),

Sokaklar neşe, gürültü ve eğlenceden geçilmediği için,

Tüm şehri yürüyerek turlayabildiğin için, 

Dünya'nın en büyük şehir parklarından biri olan Phoenix Park burada bulunduğu için ve şehirde yeşil rengin yoğunluğundan dolayı,

 

İrlandalıların, İngiliz zulmüne karşı nasıl ayakta kaldığını ve direnişin başladığı şehir olan Dublin'i daha iyi anlamak için.

DUBLİN'DE NE YAPILIR

16 SEÇENEK

Dublin'de kim olursanız olun size göre yapılacak bir şey var! Temple Bar bölgesinden, The Liberties bölgesine kadar sizler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Aşağıda yer alan liste dışında alternatif rota olarak Dublin dağlarına veya Howth'a güne birlik gidebilirsiniz. Dilerseniz Dublin'de detaylı gezilecek yerler yazımıza göz atın, aşağıda yer alan yerler hakkında daha fazla bilgi edinin!

Temple Bar
Dublin'in kalbi burada atıyor!
Ha'penny Köprüsü
1816'da yapılan bir yapıt
St Patrick's Katedrali
İrlanda'nın simgelerinden St Patrick's Katedrali
Dublin Kalesi
Dublin'in ayakta kalan en ünlü kalesi
Trinity Üniversitesi
Kütüphanesi görmeye değer
Guinness Storehouse
Guinness Strength
Kilmainhaim Gaol
Dublin'in kahramanları hep burada İngiliz'lere esir düşmüş
Jameson Distillery
Jameson'un yolculuğuna ortak olun
Phoenix Park
Avrupa'nın en büyük şehir parklarından!
Dublin Famine Memorial
Etkileyici
The Spire
Uzun ince özgürlüğün simgesi
Christ Church Katedrali
Dublin'in en büyük katedrallerinden bir tanesi
Teeling Distillery
Şehrin en yeni açılan viski üretim merkezi
Samuel Beckett Köprüsü
Samuel Beckett tarafından tasarlanan köprü
Chester Beatty Kütüphanesi
Üst katında muazzam bir rooftop sizi bekliyor
St Michan Kilisesi
Dublin'in az bilinen en güzel kiliselerinden bir tanesi
Show More

DUBLIN HAVA DURUMU

NE ZAMAN GİTMELİYİM?

Dublin adanın geri kalanında olduğu gibi genellikle yağmurlu. Yaklaşık olarak 150 - 225 gün arasında her gün Dublin'e en az bir kere yağmur düşüyor. Eğer yağmur sevmiyorsanız en kuru ay olan Nisan size göre. En yağışlı aylar ise Aralık ve Ocak olarak ön plana çıkıyor. Bunun yanında Mayıs, Haziran, Temmuz veya Ağustos'ta Dublin'e giderseniz güneşe denk gelme şansınız daha da artabilir. 

Hava sıcaklıklarına gelirsek:

Aralık - Ocak arasında hava sıcaklığı ortalama 5 derece,

Mart ayında ortalama 7, Nisan ayında ise ortalama 10 derece,

Mayıs ayında 13 derece olurken, Haziran ayında ise 16 derece seviyesinde,

Temmuz, Ağustos aylarında ise 15 ile 20 derece arasında hava sıcaklığı seyrediyor,

Eylül'de tekrar 13 dereceye düşerken, Ekim'de ise görünen sıcaklık 10 derece seviyelerinde.

Kasım'da aşk başkadır ve hava sıcaklığı artık ortalama 7 dereceye düşmüştür bile.

Bizim önerimiz başarabiliyorsanız hava sıcaklığına aldırış etmeden, her daim bir şekilde güneşli olmayı başaran St Patrick's Gününde yani 17 Mart'ta Dublin'i ziyaret etmeniz yönünde. İki kez gittiğimiz Dublin'de ilk olarak Mart'ta ziyaret ederken, ikincisinde Mayıs'ta ziyaret etme şansı yakaladık. Açıkcası Mayıs ayında ki ziyaretimiz Mart'a göre oldukça keyifliydi. Sadece bir gün yağmura denk geldik.

DUBLİN'DEN 

NE HEDİYE ALINIR?

Dublin'den alabileceğiniz oldukça fazla hediye seçeneği bulunuyor. Özellikle adım başı ve önemli sokaklarda yer alan Carrolls baya fazla alternatif sunuyor. Tahtaya kazınmış Irish Blessings, yünlü kazaklar, meşhur Peaky Blinders şapkaları, St Patrick's t-shirt'leri, yonca süslü çoraplar, turuncu sakallar ve fazlası. Sadece Carrolls değil, şehir içerisinde farklı markalarda bulunuyor. Bizim tercihimiz genellikle Carrolls oldu çünkü fiyatları diğerlerine göre daha uygundu.

DUBLİN'DE

NEREDE KALINIR?

Her zaman olduğu gibi tercihimiz yine yeniden Airbnb evleri oldu. Özellikle ikinci kaldığımız eve bayıldık çünkü direkt olarak Temple Bar'ın yanında yer alıyordu. Temple Bar esasında turistik gibi görünsede kalınması açısından iyi bir bölge olduğunu söyleyebiliriz, çünkü neredeyse Dublin'in tam merkezinde yer alıyor. Özellikle iki farklı çift gidiyorsanız bu evi kaçırmamalısınız.

Diğer kaldığımız ev ise Millenium Walk'ta yer alan Staycity oldu. Özellikle arkadaşlarla birlikte gidip, kaldığınız yere az para harcamak istiyorsanız bu apartmanları tercih edebilirsiniz. 

DUBLİN'DE 1. GÜN

DUBLİN GEZİ NOTLARI

Irlanda Dublin gezimiz yaklaşık olarak Saat 11:00'de uçağımızın inmesiyle başlamış oldu. Dublin'den havayolundan şehir merkezine ulaşım oldukça kolay. Dış hatlar terminalinden çıkar çıkmaz bineceğiniz Airlink otobüsleriyle, kalacağınız yere yakın bir durakta inebiliyorsunuz. Biz her zaman olduğu gibi tekrar Airbnb evi tuttuğumuz için Temple Bar bölgesine yakın bir yerde indik. Böylece yolculuğumuz başlamış oldu. Dublin ile Istanbul arasında 2 saat farkı olduğunu hatırlamakta fayda var! Dublin'de ne yenir listemize göz atmak isterseniz sizi böyle alalım.

Dublin şehrini ortasından geçen River Liffey nehri tam olarak ikiye ayırıyor. O nedenle Dublin gezi rehberinizi de nehrin kuzeyi ve güneyi olarak ikiye ayırabilirsiniz. Biz gezimize nehrin güneyinden başladık.

12:00

Olduğunda evimizden çıkmış ve bir şeyler atıştırmak için Beshoff Bros'un yolunu tutmuştuk bile. Doğrusunu söylemek gerekirse hayatımızda yediğimiz en güzel Fish and Chips'i burada yemiş olduk. O nedenle Fish and Chips seviyorsanız mutlaka uğramanızı öneriyoruz.

12:40

Dame St. üzerinden City Hall'a geldik. Bir çok film de gördüğünüz ünlü kapalı meydan burada yer alıyor. Buranın adı genel olarak Dublin Kalesi olarakta biliniyor.

13:00

Dublin Kalesinin içine girmeye gerek duymadığımız için fotoğraflarımızı çekip, The Chapel Royal'a doğru yürümeye başladık. 

13:10

Dubh Linn bahçesine ulaşmıştık bile! Dublin kalesinin en güzel fotoğraflarını bahçenin arka tarafından çekebilirsiniz.

13:20 

Olduğunda Chester Beatty Kütüphanesinin içine girmiştik bile! Burada tatlı bir cafe sizi karşılıyor olacak, girişte ücretsiz. Bu cafe'de birer öğlen kahvesi içip, ardından birbirinden farklı koleksiyonları ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

14:00

Yaklaşık 5 dk'lık bir yürüme mesafesinden sonra St Patrick's Katedraline varmış olduk. Geldiğimiz yol üzerinden St Patrick's Parkı bulunduğu için en güzel fotoğraflarımızı burada çektik. Gittiğimiz mevsimden dolayı parkı süsleyen laleler güzel fotoğraf yakalamamızda bize oldukça yardımcı oldu! Katedrale girişler ücretli, o nedenle kararı tamamen size bırakıyoruz. Biz ilk Dublin'i ziyaret ettiğimizde içerisini gezdiğimiz için, tekrar girmeye ihtiyaç duymadık.

15:00

1 saat süren St Patrick's Katedrali gezimizden sonra Teeling Viski Fabrikasını ziyaret etmeye karar verdik. Eğer viski sever ve İrlanda viskisini seviyorsanız burayı mutlaka ziyaret etmenizi öneriyoruz. Şehrin en yeni viski fabrikası olma özelliğini taşıyan Teeling Viski Fabrikasında birebir viskinin nasıl olduğunu öğreniyor ve sonunda tadım yapabiliyorsunuz. Bizim önerimiz tadımda ucuza kaçmayıp en pahalı olanını seçmeniz. 

16:15

Teeling Viski Fabrikasından çıktıktan sonra Guinness Storehouse'a doğru yürümeye başladık! Bu yürüme esnasında The Liberties bölgesinin ara ve dar sokaklarında kaybolmanızı mutlaka öneriyoruz. Özellikle arnavut kaldırımlı sokaklar ve tek katlı evler oldukça sevimli

16:20

Guiness Storehouse yaklaşık 8 kattan oluşuyor ve her katında size Guinness farklı yolculuğunu anlatıyor. Bizim en sevdiğimiz katı işimizden dolayı reklam ve slogan unsurlarının olduğu kat oldu. Bir başka katında ise kendiniz Guinness Birasını doldurabiliyor, tamamladıktan sonra sertifika alabiliyorsunuz. Storehouse'ın en üst katında ise Dublin'in en yüksek noktalarından biri olan Sky Bar'da ücretsiz bir adet Guinness içebiliyorsunuz.

17:50

Olduğunda Christ Church Katedraline bir başka ismiyle Dublin katedraline doğru yola çıkmıştık. Yürüme mesafesi yaklaşık olarak 16 dk. sürüyor. Bizim önerimiz yeniden ara ve ufak sokaklardan yürüyerek gitmeniz yönünde olacaktır.

18:10

Katedrale girmeyi düşünmediğimiz için dışarıdan fotoğraflarımızı çekip, akşam yemeği öncesi dinlenmek için evimize doğru yola koyulduk. Kilise önünde hayalet şeklinde yatan heykel oldukça ilgi çekiciydi. Nergis'in korkma problemleri olduğu için, fotoğrafları siyah beyaz olarak ben kaydettim.

19:00

Evimiz The Temple Bar'ın hemen iki yanında yer aldığı için oldukça şanslıydık. Çünkü burası Dublin'in merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu bölgede tabii ki fiyatlar biraz yüksek; ancak, her yere yakın olmasıyla bizim kalbimizi kazandı. 

20:30

Olduğunda evden çıkmış ve akşam yemeği için yola koyulmuştuk! Her ikimizde Meksika mutfağına aşık olduğumuz için gayet klasik görünen Boojum'da akşam yemeğimizi yemeğe karar verdik. Burada çok özlediğimiz Burrito'larımızı yedik. Karşı tarafa geçerken özellikle Ha'penny köprüsünü tercih ettik. Rezervasyon yaparsanız bizim ilk gece için önerimiz The Pig's Ear.

21:30

İrlanda viskisinin ünü Dünya'ya yayılmış durumda. Eğer farklı viski tadımlarını denemek istiyorsanız, sizleri mutlaka The Dingle Whiskey Bar'a gitmenizi öneriyoruz. Burada neredeyse tüm İrlanda viskilerini deneyebiliyor, keyifli vakit geçirebiliyorsunuz. Dublin viski turu ve tadımı hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz yeni yazımıza bağlanın.

23:00

Bizim için The Dingle Whiskey Bar'dan ayrılma vaktimiz gelmişti. Buradan eve dönüp bir sonraki gün için hazırlanmaya başladık.

DUBLİN'DE 2. GÜN

09:00

Sabah erken kalkarak kahvaltımızı yapmak için Brother Hubbard'ın yolunu tutuyoruz. Buranın yemekleri gerçekten çok lezzetli ve doyurucu. Menü'de mememen gördüğünüze şaşırmayın.

10:00

Capel St.'den çıkarak, Henry St.'e doğru yola çıkıyoruz. Burada bir kaç önemli Ada markasını bulabilirsiniz. Özellikle Penneys bizim favori markamız olmuş durumda. Hem uygun hem de kaliteli!

11:00

Olduğunda The Spire'a ulaşıyoruz. Bu anıtın bulunduğu sokak Dublin'in en önemli sokaklarından bir tanesi. Bu yol üzerinde James Larkin ve O'Connell'in anıtlarını görebilirsiniz.

11:20

Liffey Nehri kenarından yürüyerek​ Famine Memorial'a ulaşıyoruz. Burada ki anıtlar gerçekten etkileyici. Açlık esnasında İrlanda nüfusunun 3'te 1'inin açlıktan öldüğü düşünülüyor. Bunun en büyük nedeni köylü nüfusunun tek besin kaynağının o dönem patates olması. O dönem bakterisel bir hastalıktan dolayı zehirlenen patatesi yiyemeyen Köylülerin başka besin kaynağı olmadığı için öldüğü veya göç ettiği düşünülüyor. 

11:50

Samuel Beckett köprüsüne doğru yola çıkıyoruz. 2009 yılında yapılan bu köprü modern çağın en güzel yapıtlarından birisi.

12:30

Olduğunda Trinity College'e varıyoruz. Burası gerçekten Dünya üzerindeki en güzel şehir üniversitelerinden. Ada halkının Üniversitelerine genellikle şehirlerin içinde konumlandırıyorlar. Bu şekilde şehir ekonomisine katkı sağlayacağına inanıyorlar. 

12:50

Book of Kells'in olduğu kütüphaneye geliyoruz. M.S. 800'lü yıllarda yazıldığı düşünülen bu kitabi burada görebilirsiniz. Ayrıca kütüphanenin içi oldukça güzel! Harika fotoğraflar çıkartabilirsiniz.

13:30

Grafton Street'den geçerek Dublin'in en güzel parklarından biri olan St Stephen's Green'e geliyoruz. 

14:30

Karnımız acıktığı için Bunsen'e doğru gidiyoruz. Burada Dublin'in en güzel Burger'larını yiyebilirsiniz.

15:30

Camden St. 'den yola çıkarak George St.'e doğru hareketleniyoruz. Burada yer alan sokakları kırmızı tuğlalı güzel evler süslüyor. Dublin'de sevdiğimiz en güzel sokaklardan biri oluyor.

16:00

Clement & Pekoe'ye kahvemizi içmek için uğruyoruz.

16:45

Dame St.'e geliyoruz. Burası Dublin'in en işlek bir diğer caddesi. Dilerseniz The Bank on College Green'e uğrayarak birer bira içebilirsiniz. 

17:00

Temple Bar'a doğru hareket ediyoruz. Burada önemli bir hatırlatma yapmak istiyoruz, The Temple Bar'da bira içmek isterseniz bunu iki adetle sınırlandırın. Çünkü bira neredeyse diğer Pub'lara göre burda 2,3 katı. 

17:30

Olduğunda evimize akşam yemeğine kadar dinlenmek için dönüyoruz.

20:00

The Butcher Grill'e geliyoruz. Burası Dublin'in en yüksek puana sahip SteakHouse'u durumunda. Ben Ribeye alırken, Nergis'in tercihi Rump-Wagyu Beef oluyor. Et seçenekleri günlük olarak değişim gösterebiliyor, o nedenle size özel liste getiriyorlar. En çok Wagyu Beef'i seviyoruz.

21:30

The Butcher Grill'den çıkıp hemen karşımızda yer alan Humprey's Pub'a geliyoruz. Burası klasik Irish Pub'lardan bir tanesi. Triangle Bölgesini oldukça beğendik; çünkü, Dublin'li lokal halk bu bölgede yaşıyor ve vakit geçiriyor.

23:00

Olduğunda evimize dönüyoruz.

DUBLİN'DE 3. GÜN

10:00

Kahvaltımızı yapmak için Hatch and Sons'a doğru yola çıkıyoruz. Hatch and Sons'un retro ve ilk bakışta ev algısı yaratan dekoru daha ilk baştan bizim ilgimizi çekmeyi başardı.

11:20

Kilmainham Gaol'a otobüs yardımıyla varıyoruz. Burası Dublin'in en önemli hapishanelerinden ve müzelerinden bir tanesi. Özellikle 1916 Easter ayaklanması esnasında İngilizler bir çok İrlandalı'yı burada öldürüyor. O nedenle bu hapishane özelinde İrlandalıların duygusal bir bağı mevcut. Turun fiyatı oldukça uygun ve bunun yanında bir saat sürüyor. Bunun yanında güzel fotoğraf çekme olanağı sizlere sunuyor.

 

12:40

Olduğunda Phoenix Park'ın içinde kendimizi buluyoruz. Burası Avrupa şehirleri içerisinde bir şehirde yer alan en büyük parklardan biri olma özelliğini taşıyor. Biraz şanslıysanız geyiklere denk gelebiliyorsunuz. Dilerseniz bizim karşı olmamıza karşın Dublin hayvanat bahçesine uğrayabilirsiniz. 

 

13:50
Jameson Distillery'e geliyoruz. Jameson özel viski tadımı için Single Malt Experience'ı tercih ediyoruz. Yaklaşık 1 saat süren tadım sonrasında Viski hakkında oldukça bilgi sahibi oluyoruz. Bizim aldığımızı turu alırsanız, fabrikayı gezdirmediklerini hatırlatmak isteriz. Bu tur sadece tadım odaklı ve Viski eksperti üzerinden dönüyor.

 

15:20

St Michan's Kilisesine uğruyoruz.  

16:00

Olduğunda ise The Norseman Pub'da kendimizi buluyor ve bir süre vakit geçiriyoruz. Bunun yanında hediyelik eşyalarımızı Carrols'tan alıyoruz. 

17:30

Evimize geliyor ve akşam yemeği için beklemeye ve dinlenmeye başlıyoruz.

 

19:30

The Pig's Ear'a geliyoruz. Burası modern avrupa restaurant'ları arasında Dublin'in amiral gemisi durumunda. Sunumlar gerçekten muhteşem; ancak, fazla doyurucu değil. O nedenle buraya çok aç gelmemenizi öneriyoruz. 

21:00

Viski bilgimizi kullanmak adına The Dingle Whiskey Bar'a uğruyoruz. Burada denemediğimiz diğer İrlanda viskilerini tatma fırsatı buluyoruz. 

23:30

Geceyi tamamlıyoruz.

Ertesi gün sabah uçağımız için tekrar Airlink durağına giriyor ve çok sevdiğimiz Dublin'den dönüş yolcuğumuza başlıyoruz.

DUBLİN TURUMUZ HAKKINDA

TÜM DETAYLAR AŞAĞIDA