• Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Google+ Icon

© 2018 BY OUTOFOFFICEMATE

PORTO

GEZİ REHBERİ

Eski apartmanları, boğaz kokusu ve dar sokaklarıyla Porto size çok tanıdık gelebilir. Küçük bir şehir, buraya 2 gün ayırmanız yeterli olacaktır. İhtişamlı kiliseleri, yaz günlerinde içkinizi alarak vakit geçirebileceğiniz bahçeleri ve tarihi dokuları ile dopdolu bir şehir. Özellikle Harry Potter fanları için ise buradaki Livraria Lello kütüphanesinin Hogwarts'a ilham verdiği söylendiği için mutlaka ziyaret edilmesi gereken şehirler arasında yer alıyor. Porto'da gezilecek yerleri ve yeme içme rehberimizi birlikte keşfedelim.

PORTO

GEZİ NOTLARI

PORTA'DA 1. GÜN

Porto'ya yolculuğumuz saat 6:00'da Lizbon'dan başladı. Trenle gelmeyi ümit ediyorduk; ancak, erken saatleri olmadığı için otobüsü tercih ettik. Kaldığımız Lizbon'da ki Airbnb evine önceden ayarladığımız Uber şöförümüz bizi yaklaşık olarak 5:15 gibi evimizden aldı. 6:00'da kalkan otobüsümüzle ki otobüs olarak koşullar fena değil di Lizbon'a doğru yola çıktık. Yaklaşık olarak 2-3 saat sonunda Porto'ya geldik ve direkt olarak Airbnb evimize geçtik. Otobüs ile geçebileceğimize rağmen, zaman kaybetmemek adına Uber'a atladık. Portekiz'de genel olarak Uber şöförleri oldukça iyi ve sizleri siyah Renault Megane ile alıyorlar.

Evimiz Sao Bento tren istasyonuna yakın olduğu için direkt bu bölgeden gezmeye başladık. Saat yaklaşık olarak 10:30'du.

 

Gezilecek yerlere detaylı bakmak isteseniz blog yazımızda yer verdiğimiz ve Porto gezilecek yerler top 10 listemize göz atabilirsiniz.

 

Detaylı yazdığımız Porto'da ne yenir rehberimize de bakmayan rezervasyon yaptırmamanı öneririz. 

11:00

Gezimize evimize yakın olan Igreja dos Clerigos ve arkasında yer alan Torre dos Clerigos ile başladık.

11:30

Bu rota üzerinde gezebileceğimiz bir kaç yer olmasına karşın çok aç olduğumuz için direkt olarak Zenith Brunch & Coctail Bar'a geçtik. Porto'da ne yenir, ne içilir rehberimize göz atmak isterseniz sizleri buraya alalım.

12:10

Yol yorgunu olduğumuz için kahvemizi alıp gezmeye devam etmek istedik, o nedenle Moustache Coffee House'dan yolluk kahvelerimizi aldık ve Porto gezi rotamıza devam ettik.

12:20

İlk olarak önünden geçip kahvaltıyı tercih ettiğimiz Igreja do Carmo'yu ziyaret ettik, buranın dış cephesinde birbirinden güzel fotoğraflar çekildik. Aynı zamanda şehir tramvaylarının kalkış noktası olduğu için güzel fotoğraflar yakaladık.

12:40

Ardından Livraria Lello'ya geçtik ve J.K. Rowling'in Hogwarts için esinlendiği kitapçıyı ziyaret ettik. İki kişi olmanız halinde bir kişinin sıraya girip, bir kişinin biletleri almaya gitmesini öneriyoruz. Bir kitapçı önünde bu kadar sıra olabileceğinizi hiç düşünmezdik. Tek nedeni J.K. Rowling ve ünlü merdivenleri.

13:00

Yol üstünde Jardim de Cordoaria bahçesini gözümüze kestirdik ve öğleden sonra buraya uğrayıp pufflar üzerinden bir kaç yudum bir şey içmeye karar verdik. Güneşin altında çimlerin üzerinde yanmak istemedik.

13:30

Turist otobüsleri görmeye başladığınızda Se do Porto'ya geldiğinizi anlayabilirsiniz. Burada kilisenin gölgesinde biraz olsun dinlenebilinir ve denizden gelen esintiyi hissedebilirsiniz.

 

14:10​

Saint Ildefonso kilisesine doğru yola koyulduk. Tarz olarak Igreja dos Clerigos'a benzettiğimiz bu kilisenin de dış cephesinde birbirinden güzel fotoğraflar yakaladık. Porto'da Istanbul gibi tepelerden oluştuğu için tırmanma esnasında yorulduk ve öğle yemeği için atıştırmak istedik. O nedenle Porto'ya özel Francesinha sandwich'ini denemek için Cafe Santiago'ya uğradık. Nergis de ben de çok yemek yiyen bir çift olmadığımız için bir sandwich'i paylaştık. Açıkcası normal bir sandwich'den çok farklı göremedik ama gelmişken oraya özel tatları tatmayı sevdiğimiz için gayet mutlu olduk.

15:10

Açıkcası denizi görünce nereye doğru yol alsak bilemedik. Luis 1 Köprüsüne doğru ilerlerken, yol üstünde sırasıyla Pelourinho do Porto ve Paço Episcopal do Porto'yu ziyaret edebilirsiniz. Biz yol üstünde ettiğimizi sonradan farkettik :). Karşı tarafa geçmeyi bir sonraki güne bıraktığımız için Luis 1 Köprüsünün altında yer alan yerleri gezmeye karar verdik. 

15:20

Funicular dos Guindais'e binmeyi düşündük. Ancak, sonra merdivenleri tercih etmeye karar verdik. Köprünün yanında aşağı doğru inen bir merdiven bulunuyor, bu merdiven de oldukça güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Burası bize Galata'yı hatırlattı. 

15:40

Aşağıda biraz zaman öldürmeye ve dinlenmeye karar verdik. O nedenle Cais de Riberia caddesi üzerinden Miradouro Ignez'e doğru yola çıktık. Yol üzerinde sırasıyla Barrio La Riberia, Parish St. Nicholas kilisesi ve Palacio do Bolsa görülmeye değer.

16:30

Quartier de Miragaia bize Kasımpaşa'nın havalı olabilecek halini hayal ettirdi. Sahil tarafında yer alan bu kısım oldukça renkli evleriyle ilgimizi çekti. Bu esnada tesadüfen gördüğümüz antikacılar pazarında yer alan basit bir cafe'de oturup, Sangria'larımızı yudumladık. Yorulduğumuz için burada yaklaşık bir saatimizi bıraktık.

17:30

Olduğunda biz Miradouro Ignez'e varmıştık. Burada kahvemiz eşliğinde güneşi batırdık. Haritadan baktığımızda eve oldukça uzak olduğumuzu gördük; ancak, buna rağmen şehri daha iyi tanımak adına yürümeye karar verdik. Sanat sokağı diye gittiğimiz yer boş bir sokak çıkınca artık çok geçti ve yürümeye başlamıştık.

20:00

Camafeu'da yiyeceğimiz akşam yemeği için yola çıktık. Tüm günün yorgunluğunu muhteşem yemekler ile attık. Cheese Cake yiyerek ise yaktığımız kalorileri sanırım geri almış olduk.

PORTA'DA 2. GÜN

Alışkanlık haline getirdiğimiz gittiğimiz yerlerde erken kalkma huyumuza Porto'da devam ettik. Bu şekilde maksimum olarak bir şehri yaşıyor, görebileceğimiz kadar yer görmeyi ümit ediyoruz. Beyaz yakalı olduğumuz için bizim amacımız zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmek.

09:00

Olduğunda evden çıkmıştık bile! Kahvaltımızı yapmak için Amarelo Torrada'nın yolunu tuttuk. Burada her ikimizde Portekiz'e özel olan bastırılmış tostlardan yedik.

10:00

Kahve içmeyi çok seven bir çift olarak, sabahları Cappucino içmeden güne başlayamıyoruz. O nedenle kahvelerimizi almak adına Cafe Guarany'nin yolunu tuttuk. Ben Cappucino içmesemde olur diyorsanız, Cimbalino kahvesini deneyebilirsiniz. Burada günün geri kalan rotasını oluşturduk ve yola koyulduk

10:40

Luis 1 köprüsünün üzerine gelmiştik bile! Buradan yürüyerek geçmek oldukça keyifli! Yükseklik korkunuz varsa kenarlardan yürümenizi çok önermiyoruz, bizim olmamasına rağmen biraz tedirgin olduk :). 30 Ekim 1886'da yapımı tamamlanan bu köprüyü geçerken Porto tarihini ve Duoro Nehrini yaşayacaksınız.

11:20

Köprünün sonuna geldiğinizde sol tarafınızda Mosteiro da Serra do Pilar yer alacak. 1500'li yıllarda yapımı tamamlanan bu manastır, 1996'da Unesco Dünya Mirası koruma listesine girmiştir. Bu yapıtın icine girebilir, dışından güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Bizim vaktimiz sınırlı olduğu için dışını gezmekle yetindik.

12:00

Olduğunda kendimizi Jardim de Morro'da otururken bulmuştuk bile. Burada ağacın altında vakit geçirebilir, Duoro Nehri'nin birbirinden güzel fotoğraflarını çekebilirsiniz. Yanımıza aldığımız Smoothie'leri burada içtik ve yaklaşık olarak 1 saat güzel vakit geçirdik.

13:00

Öğleden sonra olduğu için artık Porto şarabı tadım yerlerine gidebilirdik! O nedenle Teleferico de Gaia üzerinden Porto'nun meşhur teleferiğine bindik. Fiyatlar açıkcası çok hoşumuza gitmedi, yanlış hatırlamıyorsak gidiş-dönüş kişi başına yaklaşık 20 euro'du. 

13:15

Olduğunda teleferikten inmiştik ve Convento Corpus Christi'nin içerisine girmiştik. 

14:00

Öncelike Porto Şarabı tadımı için kendimizi Croft Port, ardından  Graham Port Lodge'a attık. Hatırlatmakta fayda var Porto şarabı oldukça tatlı bir şarap, yemek içmeye hiç uygun değil. Bunun en önemli nedeni fermantasyon esnasında Porto şarabına konan ve üzüm likörü olarak bilinen "aguardente"nin eklenmesi. Biz Porto şarabına hiç bayılmadık ama şarap meraklılarının mutlaka uğramalarını öneriyoruz.

16:00

Geldiğimiz yolu yürüyerek takip ederek, Porto'nun karşı kıyısında kaybolduktan sonra açlıktan ölmek üzere olduğumuz için akşam yemeğine kadar atıştırmaya karar verdik. Puorto'ya uğrayarak burda birer burger yedik.

17:00

Jardim da Cordoaria'ya uğrayarak burada birer kadeh şarap içtikten sonra güneşi batırdık.

19:00

Olduğunda eve gelmiş ve akşam yemeğine kadar dinlenmeye karar vermiştik bile.

21:30

Puro 4050'ye gelmiştik bile. Gelmeden önce rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Porto'da bir çok restaurant rezervasyona önem veriyor. Bunun yanında bazı restaurant'lar Avrupa'da olduğu gibi zamansız kapalı olabiliyor. 

23:30

Gece'ye halimiz ve gücümüz kalmadığı için eve dönüp, yarın yola çıkmadan önce güzel bir uyku çekmeye karar verdik.

PORTO'DAN DÖNÜŞ

Otobüs ile gelip, Lizbon'a trenle dönmeye karar vermiştik. Tren bileti almak isterseniz bu siteden, otobüs biletini ise bu siteden alabilirsiniz. Herhangi ekstra bir aksiyon almanız gerekmeden, rahat bir yolculuk çekebilirsiniz. Nitekim Sao Bento tren istasyonu da oldukça güzel ve fotoğraf çekilmeye uygun bir yer. Yola çıkmadan önce kahvaltıya vaktimiz olmadığı için istasyon içerisinde yer alan Cafe'den birer Croissant kaptık.

Biz otobüs'ten de memnun kaldık ama tren yolculuğumuz çok çok daha keyifliydi. Burada yaşadığımız tek karışıklık bir iki durak sonra başka trene geçmek oldu, indiğimiz istasyondan Lizbon trenine tekrar bindik ve son durak olarak Lizbon'da indik. Tren Porto'dan çıkarken özellikle Porto vadisini görebileceğiniz güzel manzaralara tanıklık edebilirsiniz.

PORTO HAKKINA DETAYLI YAZILAR