• Black Instagram Icon
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Google+ Icon

© 2018 BY OUTOFOFFICEMATE

  • OOOMATE

Kopenhag Gezilecek Yerler - 15 Yeri Görmeden Dönmeyin

Ne 15 tane yeri ben Kopenhag'da nasıl göreceğim! Deyip korkmayın. Kopenhag'da gezilecek yerlerin önemli bir kısmı birbirine oldukça yakın, böylece bizim gördüğümüz 15 yeri rahatlıkla gezebilirsiniz. Hatta zamanımız olsa da görseydik dediğimiz 7-8 yer daha bulunuyor. Yazımızın sonunda buraları da sizlerle paylaşmak istiyoruz.


İyi güzel paylaştın da ben 15 yeri gezmeyi nasıl organize edicem diyorsanız, Kopenhag gezi rehberimize sizi alalım.

Olsa da bir daha gitsek dediğimiz bir yer Kopenhag


1) Nyhavn

Renkli evler, el yapımı bir kanal ve kanal etrafında oturan insanlar! Gün batarken gününüzü bitirmek için muhteşem bir yer Nyhavn! Tarihe baktığımızda Nyhavn geçmişte Kopenhag'ın en önemli limanlarından bir tanesi olarak kullanılıyor. Zaman geçtikçe Amsterdam'da yer alan red-light'a benzeyen bir hal alıyor; ancak, tabii ki orada ki gibi günümüze kadar bu özelliğini koruyamıyor. Günümüz de ise sadece cafe ve restoranlar kalmış durumda.


Nyhavn'ın en ünlü binası No:9 bunun nedeni ise bu binanın tarihinin gerçek anlamda 1681'e kadar uzamış olması olarak görebiliriz. Binanın bugün ki haline baktığınızda 1681'de ki hali neyse bugün ki halinin de aynı olduğunu göreceksiniz. Mevcutta ise bir çok boş ev, zengin sanatçılar tarafından kapılmış durumda. Açıkcası paramız olsa buradan ev almak ister miydik, emin değiliz; çünkü, Kopenhag'ın en fazla turist çektiği yerin burası olduğunu söyleyebiliriz.


Etrafta yer alan cafe'lerden bir armut birası deneyebilirsiniz. Onun dışında restoranlar ve cafe'ler açıkcası biraz turist kapanı. O nedenle boşuna kazıklamayın isteriz.


Denk getirebilirseniz bir de yılbaşında Nyhavn'ı görmeyi deneyin!


2) Tivoli Bahçeleri

7'den 70'e hitab eden bir eğlence parkı. Öyle ki 1843'de kurulmuş olsun ve kurulduğu tarihten bugüne kadar ayakta kalmış olsun. Öyle ki ünlü Walt Disney'in Disneyland'ı kurma konusunda ilham vermiş olsun. Tivoli bahçeleri de işte tam olarak şehrin göbeğinde yer alan bir eğlence parkı! Belki de Danimarka'lılar eğlenmeyi bildikleri için Dünya'nın en mutlu insanlarından!


Tivoli Bahçelerinden Six Flags veya Cedar Point gibi bir performans beklemeyin. Roller coaster'lar ve benzeri şeyler biraz eski ama halen eğlenceli! Biz en çok 360 dönen ve yaklaşık olarak 15 tur atan uçakta eğlendik. Tabii ki sonrasında Nergis'i migren tutmasaydı daha iyiydi.


Yaklaşık olarak içeride kaybedeceğiniz zamanı 3-4 saat olarak düşünebilirsiniz. Eğlence aletlerinin yanında ücretsiz katılabileceğiniz kimi zaman gösteriler oluyor, dilerseniz oturup bu gösterileride tanıklık edebiliyorsunuz.


1914'ten kalma odundan yapılmış Roller Coaster'a binmeyi unutmayın! Bize birşey olmadı, size de olacağını düşünmüyoruz. Bu Roller Coaster'in bir diğer özelliği ise direksiyonda halen fren mekanizmasını yöneten bir kişinin olması. Bu özelliği ile Dünya'da 7 Roller Coaster'dan biri olma özelliğini taşıdığını söyleyelim.


Fiyatlara buradan bakabilirsiniz. Unutmayın 1 türk lirası 1.4 Danimarka Kronu ediyor. Kendinize en uygun paketi parkın önünden de birebir seçebilirsiniz.

Hans Christian Andersen'de oldukça fazla bu parkı ziyaret etmiş


3) Amalienborg Sarayı

Danimarka'da yaşayan kraliyet ailesinin farklı bir yaşam tarzı olduğunu söyleyebiliriz. Genellikle halkın içine karışan kraliyet üyelerinin sayısının oldukça fazla olduğunu söyleyebiliriz. Amalienborg Sarayı'da geçmişten günümüze Danimarka kraliyet ailesine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.


King Frederick V tarafından yaptırılan Amalienborg Sarayı esasında öncelikle kraliyet ailesi için değil, şehrin asil ailelerin oturabilmesi için yaptırılıyor. Ancak, 1794 yangınında kraliyet ailesinin o dönemde kaldığı Christiansborg Sarayı yanınca dönemin kralı, asil aileleri kapıya koyuyor ve kraliyet ailesi buraya yerleşiyor.


Sarayın meydanına geldiğinizde sarayı yaptıran King Frederik V'in at üstündeki heykelini göreceksiniz. Bize göre sarayın en güzel fotoğrafını da bu meydandan çekebilirsiniz.


Öğlen 12:00'de buraya gelmeyi başarabilirseniz, kraliyet ailesi muhafızlarının nöbet değişimine denk gelebilirsiniz. Amaliehaven'a giderek, sarayın bahçesine göz atabilirsiniz. Biz müzeye ve içeriye girmedik, kraliyet konseptini genel olarak fazla sevmiyoruz; ancak, dilerseniz içerisinde açık olan bazı yerleri gezebilirsiniz.

Kopenhag'da günbatımı bir başka


4) Christiania

Kopenhag'ın Hippie mikro ülkesine hoşgeldiniz! 1971 senesinde bir grup Hippie'nin askerlerin terkettiği şehrin göbeğinde ki barınaklara yerleşerek, burada kendi özgürlüğünü ilan etmesiyle birlikte kurulur Özgür Christiania. Kendine özgü bayrakları, yazılı ve yazısız kuralları vardır. Halkın ve hükümetin de buraya proje gözüyle bakmasıyla anarşist bölgede özgürlük ilan edilmiştir bile! Kim burada yaşamak istemez ki!


Christiania içerisinde kahve dükkanları, organik yemek yapan yerler, el yapımı ürün satan dizayn dükkanları, konser alanları ve muhteşem bir doğa sizi bekliyor. İçeride fiyatlar oldukça uygun, biz içeceklerimizi alıp, Christiania yanında bulunan nehirde oturup biraz takıldık. Oldukça keyifliydi...Christiania'da nudistliğin oldukça yaygın olduğunu biz hatırlatmış olalım :).


Mevcutta 850 ile 1000 kişinin burada yer alan evlerde kaldığı söyleniyor. İçeri giriş yaparken sizi ilginç bir tabela karşılıyor. İçeri girdiğiniz andan itibaren hayat tamamen değişiyor ve adeta özgürlüğe adım atıyorsunuz.


İçeri girdiğiniz de yapabilecekleriniz doğanın içerisinde kaybolmak, meydanı gezmek, nehrin kenarında uzanmak, belki bisiklet kiralamak ve buraya özgü bisiklet ile tanışmak, manefiskeren'de organik yemeğin tadını çıkarmak, woodstock bar'a bir kaç bira için uğramak, the grey hall'i ziyaret etmek ve democratic coffee'den kahve almak olduğunu söyleyebiliriz.


9 önemli kurala gelirsek bunlar oldukça basit:

Silah yasak,

Kimyasal uyuşturucular yasak,

Şiddet yasak,

Araba yasak,

Kurşungeçirmez yelek yasak,

Hırsızlık yasak,

Havai fişek yasak,

Bisikletlerin thunderflash'leri yasak.


Bunun yanında yazılı olmasada içeride gereksiz koşturmak, olay çıkarmak ve fotoğraf çekmek yasak diyebiliriz. Bizim başımıza gelmedi ama duyduğumuz yerli halk fotoğraf çekimlerinizi denk gelirse cihazınızı alıp fırlatabiliyormuş. Biz de gizliden gizliye fotoğraf çekimlerimizi yaptık. Özellikle uyuşturucunun satıldığı Pusher St.'de telefonunuzu çıkarmayın. Bu arada ortam gayet güvenli zaten herkesin kafası neredeyse güzel :)...


Gelelim Marijuana'ya. Marijuana satışı 2004 yılına kadar legal olarak olmasına karşın polis ile yaşanan sorunlar nedeniyle sonrasına illegal olmuş durumda. Geçmişe dönüp baktığımızda stand'lar da satılan çeşit çeşit seçenekler (özellikle Türk haşhaşı meşhurmuş) olduğunu duyduk. Günümüzde ise Pusher St.'de halen gizliden gizliye çokta gizli olmasada satışlar devam ediyor. Smoke weed everyday!


Christiania geçmiş çekiciliğini ve kendine has Hippie tayfasını korumamasına karşın, ölmeden önce görmeniz gereken yerlerden birisi olduğunu düşünüyoruz. Dönerken bayrağını almayı unutmayın.


5) Rosenborg Kalesi

Ünlü İskandinav kral Christian IV tarafından 17 yy. da yaptırılan kaleyi ve bahçesini görmeden Kopenhag'dan dönmeyin. Özellikle Torvehallerne'den aldığınız içecek veya yemeklerini alarak burada piknik yapabilirsiniz. Her yaştan yerli halk'ta Kral'ın bahçesini günümüzde böyle kullanıyor diyebiliriz.


Vaktimiz kısıtlı olduğu için biz kaleyi gezmeye içeri girmedik. Girmeyi düşününleri dönemin ünlü eserleri, kraliyet ailesinin araç gereçlerini ve Danimarka-İsveç savaşlarını gösteren sanat eserlerini görmek için şansını deneyebilir.

bizim pikniğimiz bu şekilde oldu


6) Christiansborg Sarayı

Yok artık bir saray daha mı var demeyin, evet var! Slotsholmen adlı minik bir adacık üzerinde yer alan bu sarayın meydanı görülmeye değer. Günümüzde bir çok devlet binasına ev sahipliği yapan Christiansborg Sarayı, aynı zamanda kraliyet ailesinin taç giyme törenlerinin yapıldığı yerede ev sahipliği yapıyor. Özel durumlarda kraliyet ailesi halen bazı odalarında ve yerlerinde resepsiyon verebiliyor. Yurt dışından gelen değerli misafirleri başbakan halen bu sarayın çeşitli odalarında ağırlayabiliyor. İçerisi oldukça iştişamlı.


Özellikle Great Hall olarak bilinen salonu gerçekten büyüleyici. Salonun en önemli özelliği duvarlarda asılı olan halı ve kilim tarzı tapestiries olarak bilinen sanat eserleri. Sarayı gezmek isteseniz saatleri 09:00 ile 17:00 arasında.

Ramses


7) Stroget Sokağı

Eski İstiklal caddesini bilen bilir. Caddenin ortasından geçen tramvay, insan kalitesi, güzel mağazalar ve yeşil ufak bodur ağaçlar. İstiklal caddesi o dönemde nasıl güzelse Stroget'te şu an tam olarak öyle! Aynı zamanda Dünya'nın en büyük yayan caddesi olarakta ün salmış durumda. Bir ucundan diğer ucuna gitmeye kalkıştığınızda gerçekten yoruluyorsunuz. Kopenhag'ın alışveriş sokağı Stroget'e hoşgeldiniz!


Sokak üzerinden Hotel Chocolate, Illums Bolighus, Royal Copenhagen, Lego Store, Stork Fountain ve Cafe Norden gitmek istedğiniz yerler olacaktır. Özellikle Cafe Norden'de meşhur üstü açık Smørrebrød'ları deneyebilirsiniz. Lego'nun başkenti Danimarka dersek şaşırmısınız emin değiliz; ancak, burada yer alan Lego Store oldukça keyifli. Özellikle lego'dan yapılan Nyhavn görülmeye değer.


8) Rundetaarn

Avrupa'nın en eski gözetleme kulesidir Rundetaarn. Silindir gibi şekliyle zaman içerisinde yuvarlak kule adını almıştır. 17 yy. da yapılan kulenin diğerlerinden ayıran bir önemli farkı ise çıkış merdivenlerinin bulunmaması ve adeta kule içerisinde yokuşu andıran yuvarlaklar içerisinde yukarıya doğru çıkılmasıdır. Rivayete göre en üste çıkmaya üşenen insanlar, at arabaları da çıkabilsin diye bu şekilde kuleyi tasarlamışlar.


Ah her bir şehir de olduğu gibi tepeye çıksam Kopenhag'ı izlesem diyorsanız Rundetaarn'a biletinizi alabilirsiniz. Binanın kendisi 36 metre olsada tepeye çıkmak için çizdiğiniz daire yaklaşık olarak 209 metre yürümenize neden oluyor. Kalp hastalığı bulunan ve yaşça büyük olanlara tabii ki önermiyoruz. Giriş kişi başı 25 DKK yani 18 TL.

Sağım ve solumun boş olduğu ender bir anda çektik


9) Frederik Kilisesi

Diğer bir adıyla mermer kilise. Özellikle yeşil bakır tepesi şehrin en güzel kiliselerinden bir tanesi yapıyor kendisini. Kilise, Amalienborg Sarayı'nın hemen yanında yer alıyor. Kilise özellikle yaz aylarında oldukça yoğun çünkü, Kopenhag'ın en fazla düğün yapılan kilisesi olma özelliğini taşıyor.


Kilisesinin inşaatına 1749'da başlanmasına karşın eserin sahibi ölen mimar nedeniyle ve yerini kimse almak istememesi nedeniyle 1894'te anca tamamlanıyor. Kilisiye girişler ücretsiz.


10) Danimarka Milli Müzesi

Vikings izledik ve Viking'lerden kalma bir kaç yer görelimin cevabı Danimarka Milli Müzesi! Sadece Viking'lerden kalma eserler değil, aynı zamanda Danimarka kültürünü ve Kopenhag'ın tarihini yansıtan bir çok eser bulunuyor. Özellikle Christiania'nın eski hallerini yansıtan standlar ve posterler oldukça ilgi çekici. Bunun yanında her Avrupa şehrinde olduğu gibi diğer kültürlerden eserler de müze içerisinde mevcut.


Sadece müze değil aynı zaman da müze içerisinde oldukça güzel bir restoran mevcut. Dilerseniz Smör restoranda smorrebrod yiyebilirsiniz. Giriş yaklaşık 61 TL.


11) Church of our Saviour

1752'den beri yılan görünümlü en tepesiyle birlikte Church of our saviour Kopenhag'ı en tepeden selamlıyor. 400 merdiven çıkabilenler, Kopenhag'ın en güzel manzaralarından birisiyle karşılaşıyor.


Church of our Saviour diğer kiliselerden tip olarak oldukça farklı. Özellikle mimarisi nedeniyle bizim daha önce gördüğümüz kiliselere hiç benzemiyor. Kulenin tepesi özellikle soğuk kış aylarında oldukça rüzgarlı olması nedeniyle tehlikeli bir hal alıyor, o nedenle Ocak ve Şubat'ta kapalı kalıyor.


12) Noma


Bir restoran nasıl bu listeye giriyor diye soranlar olabilir ancak bu Dünya'nın en iyi restoranıysa şaşılmaması gerektiğini düşünüyoruz. 2010, 2011, 2012 ve 2014'te dünya'nın en iyi restoranı seçilen Noma'nın önünden geçmek bile sizi bambaşka bir yemek kültürüne doğru sürüklüyor. Restoran önünde bulunan kendi arı kovanları, dış cephenin sadeliği ve bulunduğu bölgenin bohem havası bizi kendimizden aldı.

Dünya'nın en farklı yemeklerini ve iskandinav mutfağını en üçta yaşamak isterseniz rezervasyonunuzu aylar öncesinden buradan yaptırabilirsiniz.


Burada sunulan yemekler tamamen bölgede yetişen ne varsa şeklinde karşınıza çıkıyor. Kimi zaman deniz yosunları, kimi zaman da etin içerisinde yer alan tahta böcekleri gibi değişik tatlar karşınıza çıkabiliyor. Fiyatlar haliyle biraz yüksek. Farklı alternatifleri Kopenhag'de ne yenir blog yazımızdan ulaşabilirsiniz.


13) Frederiksberg Bahçeleri

Yeter çok gezdik biraz huzur bulalımın adresi Frederiksberg bahçeleri. İçerisinde yer alan hayvanat bahçesi, çin bahçesi ve sarayı oldukça sakin bir öğleden sonra geçirmek için ideal. Hayvanat bahçesine girmeseniz bile belli noktalardan filleri görebiliyorsunuz. Biz hayvanat bahçelerine genel olarak karşı olduğumuz için gittiğimiz hiç bir yerde hayvanat bahçelerine girmiyoruz, çünkü dostlarımızın hapis hayatı yaşaması bizi üzüyor.


Frederik VI'nin halkı için yaptırdığı bu parkta neredeyse turist görmek imkansız. Genellikle şehrin biraz dışarısında yer aldığı için de oldukça tenha olduğunu söyleyebiliriz.


Frederiksberg bahçelerinin hemen yanında yer alan Sondermarken görülmesi gereken bir diğer park. Frederiksberg dinlenmek için uygunsa, Sondermarken daha çok koşuya uygun diyebiliriz. Burada yeralan peyzaj daha düzenli ve İngiliz tarzını yansıtıyor.


Bahçe içerisinde yer alan Cisterns, Suttetræet, Apistemplet, Det Kinesiske Lysthus, Frederiksberg Palace ve Fasangarden görülmesi gereken yerler.


14) Torvehallerne

Avrupa'da gördüğümüz en güzel yemek ve market pazarlarından birisi dersek abartmış olmayız. Birbirinden farklı ve çeşitli yemek seçenekleri, bunun yanında ilginç ve organik ürün satışı yapan dükkanlar bu pazara oldukça renk katıyor.Bir öğle yemeği gününüzü buraya ayırmanızı öneriyoruz. Sokak yemeklerinden, meksika yemeklerine, dondurmalardan, açai bowl'lara burada ne ararsanız var!


15) Visit Carlsberg

Vesterbro bölgesinde yer alan Visit Carlsberg, özellikle taze bira içmeyi sevenler için mutlaka uğranılması gereken bir yer olarak ön plana çıkıyor. Danimarka'nın en ünlü markalarından birisi olan Carlsberg birasının tarihine, imbiklerine ve kullanılan ürünlerini yakından tanımak isteyenler belli dakika aralıklarında gerçekleşen tura katılabiliyor. Bizim gibi zaman sıkıntınız varsa, tura katılmak yerine bahçesinde birer bira içebilirsiniz.


Cuma günün, yakalarsanız açık barbekü partisine katılım gerçekleştirebiliyorsunuz. Ayrıca sene boyunca açık hava bahçesinde çeşitli etkinlikler oluyor. Sitesini gitmeden ziyaret etmekte fayda var. Tur yaklaşık oalrak 71 TL.

Kopenhag gezilecek yerler yazımızı tamamlarken, yukarıda yer alan 15 önemli yer dışında bir kaç öneride daha bulunmak istiyoruz. Bu önerilere gidemediğimiz için birebir yazımızda yer vermedik ancak, tabii ki karar size kalmış.

Borsen: Dünya'nın en eski eğlence parkı, biraz şehir merkezi dışında alıyor.

Amager Strandpark: Kopenhag'ın biraz şehir merkezi dışında kalan plajı.

Grundvitck's church: İzlanda'da yer alan kiliselere benzeyen ilginç mimarida ki bir kilise.

Superkilen Park: Kaykay ve bisikletçilerin bolca olduğu freestyle park.

Deniz kızı: Andersen masallarında geçen deniz kızının sahil'de yer alan eseri. Biraz turist kandırmacası olduğunu düşüyoruz.

Kastellet: Eski askeri bölge. Yel değirmeni ve kalesi görülmeye değer.

Ny Carlsberg Glyptotek: Özellikle içerisinde yer alan heykellerle ün salmış bir müze. Kahvaltısı dillere destan diyorlar özellikle ortam olarak.


Keyifli yolculuklar dileriz!